Hercai Çiçeğinin Hikayesi

HERCAİ
Çok uzun yıllar önce iki kır çiçeği birbirlerine aşık olurlar, her
bahar diğer çiçekler gibi onlar da açıp güneşe merhaba derler. Fakat
bir bahar başlangıcı bu çiçeklerden biri diğerine; "Biz diğer çiçekler
gibi bu bahar açmayalım kışın ortasında herkesin soğuktan kaçtığı karlı
günlerde açalım ki bütün doğa bize ait olsun" der. Ve ikisi de o bahar
açmamaya karar verirler. Biri açmak için kışın gelmesini ve karın
yağmasını beklerken, diğeri o yaz açar. O gün bügündür karda açan ve
sevgilisini bekleyen çiçeğe kardelen, sevgilisini yarı yolda bırakan
çiçeğe de hercai denilir. İşte bu yüzden hayırsız sevgiliye Hercai diye
hitap edilir.
Gül Yaprağının Hikayesi

GÜL YAPRAĞI
Uzakdoğu'da bir budist tapınağı, bilgeliğin gizlerini aramak için gelenleri kabul ediyordu. Burada geçerli olan incelik; anlatmak istediklerini konuşmadan açıklayabilmekti. Bir gün tapınağın kapısına bir yabancı geldi. Yabancı kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada sezgisel buluşmaya inanılıyordu, o yüzden kapıda herhangi bir tokmak, çan veya zil yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki budist, kapıda duran yabancıya baktı. Bir selamlaşmadan sonra sözsüz konuşmaları başladı. Gelen yabancı, tapınağa girmek ve burada kalmak istiyordu. Budist bir süre kayboldu, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yabancıya uzattı. Bu, yeni bir arayıcıyı kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yabancı tapınağın bahçesine döndü, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. İçerideki budist saygıyla eğildi ve kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı...
Çiçek Yetiştirme Yolları

Bahçe ve balkonlarımızda yetiştirdiğimiz çiçekleri çeşitli
yollardan temin ederiz. En kolayı bir seraya gidip gözümüze
kestirdiğimiz, hoşumuza giden çiçekleri satın almaktır. Az miktarda
bitki gerekiyorsa bu yol en mantıklısı olacaktır.
Eğer büyük bir balkon veya bir bahçemiz varsa fazla sayıda bitki
gerekir. Bu durumda çiçeklerimizi çeşitli metodlarla kendimiz
yetiştirmemiz daha ekonomik olur. Çiçeklerimizi tohumla, çelik veya kök
sürgünlerinden yetiştirebiliriz.
Tohumla yetiştirme
Tohumla bitki yetiştirmek biraz karmaşık bir iştir. Bütün tohumlar aynı
şekilde ekilmez. Bitkisine göre ekim zamanı,ısı ve ortam farklılıkları
gösterir. En çok mevsimlik ve iki yıllık çiçekler tohumdan yetiştirilir.
Dayanıklı mevsimlik çiçekler
Yıllık çiçeklerin bir kısmının tohumu Eylül ayında asıl yerine ekilir.
Bunlar sonbaharda çimlenir ve soğuktan korkmadan kışı geçirirler.
İlkbaharda gelişir ve çiçek açarlar. Bu cins çiçekler yer
değiştirmekten hoşlanmazlar. Yalnızca sık fideler seyreltilir ve
kalanlar oldukları yerde büyütülür.
Bu türler genellikle ilkbahar ve erken yaz döneminde açan cinslerdir ve
çoğunlukla bir kere ekilince ertesi yıllarda tohumları dökülerek
kendiliklerinden çıkarlar. Mevsimlik hezaran, sarı nergis, çörekotu,
tatlı bezelye, bekâr düğmesi ve godetya bu tür çiçeklerdir. Bu türler
nisan ayında ekilebilir ancak çiçek verimleri düşük olur.
Hassas mevsimlik çiçekler
Daha geç açan mevsimlik çiçekler ise tohumları Mart ayında sıcak bir
yerde ekilerek yetiştirilir. Erken çiçek almak için bu şarttır. Dışarı
ekilmek istenirse hava ısınıncaya kadar yani Nisan sonlarına kadar
beklemek gerekir. Bu durumda çıkan fideler ancak yaz ortalarında
çiçeklenir.
Birinci metod: Tohumlar 15-18 c. sıcaklıkta ve aydınlık bir yerde
ekilir. Saksı veya en az 5 cm derinlikte tepsilere hazır torfla
doldurulur. Tohumlar serpilir. İri tohumların üstü hafifçe örtülür. Toz
gibi ince olanlar ise örtülmez, hafifçe bastırılır. Püskürteçle
sulanır. Üzerine bir cam kapatılır. Kahverengi bir kağıt konur. Cam her
gün çevrilir. Tohumlar çimlenince önce kağıt, bir kaç gün sonra da cam
kaldırılır. Fideler gerçek yaprakları çıktıktan sonra küçük kese veya
saksılara şaşırtılır.
İkinci metod: Tohumlar aynı şekilde saksıya ekilir. Üzerine şeffaf bir
naylon torba geçirilir. Ilık ve gölge bir yere konur. Tohumlar
çimlenince torba kaldırılır ve saksı aydınlık bir yere konur. Aynı
şekilde fidelenir.
Begonya, cam güzeli, ateş çiçeği, petunya,aslanağzı, mine ve buz çiçeği
böyle ekilir. Kadife, kral kızı, horoz ibiği ve kozmos gibi fazla
hassas olmayan bazı mevsimlikler nisan ayında dışarıya ekilir. Fideler
çıkınca asıl yerlerine şaşırtılır.
Tohumları dışarıda yetiştirme
Daha çok iki yıllık ve kalıcı
çiçekler için uygundur. Bu cinsler ilk yıl yaprak ve kök geliştirir.
Ancak ertesi yıl çiçek açarlar. Tohum ekmek için Mayıs ayı en uygun
zamandır.
Hafif gölge bir yer seçilir. Yanmış gübre ile beraber kazılmış ve iyice
işlenerek inceltilmiş toprağa tohumlar serpilir. Çok ufak tohumlar
örtülmez, hafifçe bastırılır. İri tohumlar için toprakta çizgiler
açılır. Fazla derin açılmamalıdır. Tohumlar bu çizgilere seyrekçe
serpilir ve hafifçe örtülür. Tohumlar süzgeçli kova ile düzenli olarak
sulanır. Çıkan fideler Eylül ayında istenen yerlere fidelenir.
İki yıllık çiçekler: Yüksük otu, ay gülü, çan çiçeği ve hüsnüyusuf.
Ömürlü çiçekler: Haseki küpesi, ezan çiçeği, Acı bakla, ömürlü karanfil ve gülhatmi türleri böyle yetiştirilebilir.
Bütün bunlardan farklı şekilde ekilen tohumlarda vardır. Mesela hercai
ve aslanağzı tohumları Ağustos sonuna doğru ekilir. Çıkan fideler 4-5
hafta sonra yerlerine şaşırtılır. Aslanağzı olduğu yerde de kalabilir.
Kök sürgünlerinden yetiştirme
Ömürlü çiçekler ve bazı soğanlı
çiçekler için için en uygun usuldür. Zira bu şekilde bitkiden çiçek
almak için bir yıl beklemek gerekmez. Hemen o yıl açar. Mesela seradan
beğendiğiniz ömürlü çiçeklerden az sayıda alırsınız. Bitki gelişip
çoğalınca köklerinden ayırıp yeni bitkiler elde edebilirsiniz.
Ayrıca ömürlü çiçeklerin bir kısmı 3 yılda bir sonbaharda sökülüp
kökleri ayrılarak yeniden dikilirse bitki tazelenir ve ömrü uzar. Kök
ayırma ilkbahar veya yaz sonunda yapılır. Etli kökleri keskin bir bıçak
kullanarak ayırabilirsiniz. Çok iri bitkileri ise çatal belle hafifçe
yerinden oynatmak gerekebilir.
Çelik ile yetiştirme
Bazı ömürlü çiçekler çelikle yani bitkiden kesilmiş dalı köklendirerek yetiştirilebilir. İki çeşit çelik olur:
Kök çeliği ile: Yıldız çiçeği, hezaran, şakayık ve acı bakla kök
çeliğiyle yetişir. Bitkinin dibinden fışkınlayan taze dalları köke
dokunmadan ya elle hafifçe çekerek,kopmuyorsa bıçakla kesilerek
ayrılır. Kesilen çeliğin üzerinde ana daldan küçük bir parça bulunursa
daha çabuk köklenir. Çelik saksıda köklendirilir.
Uç çeliği ile: Bitkinin çiçeksiz ve taze bir dalı 5-10 cm kesilir.
Toprak önce bir çubukla delinir. Çelik yerleştirilir. Toprak hafifçe
sıkıştırılır ve sulanır. Gölgede köklendirilir. Çelikler susuz
bırakılmamalı ama çürüyecek kadar da aşırı sulanmamalıdır.
Alıntıdır...
Salon bitkisi olanlara bir kaç öneri...
salon bitkisi için gübre:
pudra şekeri ile karıştıracağınız kahve telvesi,
dökülünce kurutup ezdiğiniz sonbahar yaprakları,
pişmiş çay yaprakları,
ezilmiş yumurta kabuklarıyla karıştırdığınız pudra şekeri,
salon bitkileriniz için gübre vazifesi görürler...
Çarkıfelek Çiçeği

Bu çiçeğin adı Passiflora bizdeki adı ile Çarkıfelek.....
Bu sarmaşığı ilk olarak Güney Amerikaya çıkan misyonerler görüyor ve
dişi ve erkek organlarının duruşunu İsa'nın çarmıha gerilişine
benzetip, bu çiçeği onların misyonerliğinin olumlu sonuçlanacağına dair
bir işaret olarak kabul ediyorlar ve kutsal ilan ediyorlar. Daha sonra
Avrupaya oradan da bize kadar geliyor.
Aslında tırmanıcılardan, yani bir tür sarmaşık. Son derece arsız,
durmadan kessenizde eninde sonunda uzayıp gidiyor. Çok güzel çiçekleri
var, çarkıfelek denmesinin nedeni dişi ve erkek organlarının saati
andırması.
İlaç sanayinde yatıştırıcı etkisi nedeniyle çok kullanılan hatta
jenerik olarak Passiflora şurubuna adını veren bir bitki. Kırmızı, iir
dolgun meyveleri var, bunların bazı ülkelerde meyve olarak tüketildiği
de söylenmekte.
Yetiştirmek çok kolay. İster birinin bahçesinde gördüğünüzde şöyle
irice bir dalı dibinden kesip, suya koyun, yada yumuşak toprağa
batırverin, isterseniz meyveleri olgunlaşınca tohumunu yere saçın, yada
bitkinin sağında solunda yerde bitmiş yeni sürgünlerinden alıp ekin.
Ama dikkatli olun, öyle arsızki, kökünden heryere yayılmak gibi bir
özelliği var bu nedenle bahçenizde ekmek istediğiniz yere çok iyi karar
vermelisiniz. Hem sarılıp, şık görüneceği hemde başka bitkileri sararak
rahatsız etmeyeceği bir yer olmalı.
(Alıntıdır)